MISRALARDA PEYGAMBER (SAV) SEVGİSİ -2-

       

        Ömrünün büyük  bir bölümünü Medine’de geçiren ve Cennetü’l Baki’ de medfun bulunan, Konya’ mızın bağrından çıkmış şair Ali Ulvi Kurucu, Efendimize olan aşkını ve hayranlığını şöyle dile getiriyor.

 

 

 

 
Ruhum Sana aşık, Sana hayrandır Efendim!..
Bir ben değil alem Sana kurbandır Efendim!..
Ecram ü felek, levh ü kalem mest-i nigahın,
Medh eyleyen ahlakını Kur’an’dır Efendim!..
Ta arşa çıkar her gece aşıkların ahı,
Didarına aşık Ulu Yezdan’dır Efendim!..
Aşkınla buhurdan gibi tütmekte bu kalbim,
Sensiz bana cennet bile hicrandır Efendim!.
Doğ kalbime bir lahzacık ey Nur-i Dilara,
Nurun ki, gönül derdine dermandır Efendim!..
Ulvi de Senin bağrı yanık aşık-ı zarın,
Feryadı bütün ateş-i suzandır Efendim!..
Kıtmırinim ey Şah-ı Rusül, kovma kapından,
Asilere lütfün yüce fermandır Efendim!..
                                                                Ali Ulvi Kurucu
          Bursa Ulu Cami İmam-Hatiplik görevi sırasında kaleme aldığı “Vesiletü’n-Necat” isimli Mevlid-i Şerifinde Süleyman Çelebi, Müslüman milletimizin Hz. Muhammed (sav) e beslediği muhabbetin sembol ismi olarak, Resul-i Ekrem (sav) in diğer Peygamberlerden üstünlüğünü şu beyitlerinde şöyle ifade etmektedir.
            Dahi hem Musa elindeki asa,
            Oldu O’nun hürmetine ejderha.
            Ölmeyüp İsa göğe bulduğı yol,
            Ümmetinden olmak içün idi ol.
Gerçi kim bunlar dahi mürsel durur,
Lik Ahmed ekmel ü efdal durur.
Çok temenni kıldılar Hakk’dan bular,
Kim Muhammed ümmetinden olalar.  
                                                      Süleyman Çelebi
            Süleyman Çelebi, Mevlid-i Şerif’in “Merhaba” bölümünde, Peygamber (sav) Efendimiz için söylediklerini Mevlid-i Şerifler okunurken dinliyoruz. Bir kez daha hatırlayalım.
            Ey gönüller derdinin dermanı Sen,
            Ey yaratılmışların Sultanı Sen.
Sensin ol sultanı cümle enbiya
Nur-i çeşm-i evliya vü asfiya.
            Ey risalet tahtının Sen hatimi,
            Ey nübüvvet mihrinin Sen hatemi.
            Çünkü nurun rüşen etti alemi,
            Gül cemalin Gülşen etti alemi.
                                                              Süleyman Çelebi
            Yine Mevlid-i Şerif’in Peygamber (sav) Efendimizin doğumunun anlatıldığı“ Veladet”   bölümünde O’nun yücelik ve üstünlüğünü şöyle ifade ediyor.
            Dediler oğlun gibi hiçbir oğul
            Yaratılalı cihan gelmiş değil.
            Bu senin oğlun gibi kadri cemil,
            Bir anaya vermemiştir ol Celil.
            Ulu devlet buldun ey dil-dar sen,
            Doğiserdir senden ol hulk-ı hasen.
            Bu gelen ilm-i ledün sultanıdır.
            Bu gelen tevhid ü irfan kanidir.
            Bu gelen aşkına devr eyler felek,
            Yüzüne müştakdır ins ü melek.
            Rahmeten li’l-alemin’dir Mustafa,
            Hem şefiu’l-müznibindir Mustafa.
                                                                   Süleyman Çelebi
            Şimdi de zamanımızın şairlerinden olan, Na’t isimli şiirleriyle gönülleri mest eden Cengiz NUMANOĞLU’na kulak verelim.
Arş'ın kubbelerine, adı nûrla yazılan,
İsmi; semâda ''Ahmed'', yerde ''Muhammed'' olan,
Yedi katlı göklerde, Hâk Cemâli'ni bulan,
Evvel-Âhir yolcusu, Yâ Hazreti Muhammed.

Sağnak nûr yağmurları, inerken yedi kattan,
O gece, Sendin gelen, ezel kadar uzaktan,
Melekler, her zerreye, müjde verirken Hâkk'tan;
O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

Güneşler, o gecenin, nûruna secd ederken,
Yıldızlar, meşk içinde, kâinat vecd ederken,
Bütün hamd ü senâlar, Yüce Rabb'e giderken,
O gece Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

Kâbe'de şirk taşları, putlar yere dönerken,
Cehâlet bayrakları, birer birer inerken,
Bin yıllık, küfr ateşi, ebediyyen sönerken,
O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

O gece, Sâve Gölü, mûcizeyle kururken,
Kisra Saraylarında, sütunlar savrulurken,
Arz'dan Arş'a, Âlemler, rahmetini bulurken,
O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

Sen ki; doğum kundağı, ak bulutla örülen,
Doğar doğmaz, Allah'a secde emri verilen,
Alnında, âlemlere rahmet tâcı görülen,
Kâinat Efendisi, Yâ Hazreti Muhammed.

Sen ki; asâletine, ezelden hükmedilen,
Tertemiz rahimlerle, lekesiz soydan gelen,
Beşeri şüpheleri, Kur'ân ilmîyle silen,
Seçilen sevgilisin, Yâ Hazreti Muhammed
Sen ki; büyük yargıda, şefaat müjdecisi,
Bunca âciz beşerin, Mahşer günü bekçisi,
Sen ki; Kur'ân şâhidi, Allah'ın son elçisi,
Kurtuluş
habercisi, Yâ Hazreti Muhammed.

Sen ki; Âdem neslini, uçurumdan döndüren,
Zulüm sancılarını, şefkâtiyle dindiren,
İnkâr yangınlarını, irfânıyla söndüren,
Âlimlerin sultanı, Yâ Hazreti Muhammed.

Sen ki; güzel huyların, ahlâkın meş'alesi,
Sabır doruklarında, beşerin en yücesi,
Senin Cennet mekânın, fakirlerin hânesi,
Gönüller hazinesi, Yâ Hazreti Muhammed.

Câhiliye devrini, kapatan, ulu Sultan,
Şefaatin, Allah'a yalvaran kolu Sultan,
Rabb'imin, en sevgili, en yakın kulu Sultan,
Melekler Sana hayran, Yâ Hazreti Muhammed.

Sana şâhid, sonsuzlar, ezelden beri her an,
Sana şâhid, âyetler, her zerre ve her mekân,
Senden uzak kalmaya, nasıl dayanır ki can?
Sen, her canda Cânânsın, Yâ Hazreti Muhammed.

Mîraç gecesi, bir bir, açılıyorken gökler,
Seni selamlıyorken, her katta peygamberler,
Öyle bir an geldi ki; durdu bütün melekler,
Hâkk' a yalnız yürüdün, Yâ Hazreti Muhammed.

Gönül gözü görmeyen, can gözünü neylesin,
Dünya'da dönmeyen dil, mahşerde ne söylesin,
Allah, bütün beşeri, ümmetinden eylesin,
Sancağının altında, Yâ Hazreti Muhammed.

Hâkk ile, kul vuslatı, o îlahi düğünde,
Hiç kimseden kimseye, fayda olmayan günde,
Hasatları, has tartan, o terazi önünde,
Noksanları bağışlat, Yâ Hazreti Muhammed.

Bu îman meş'alesi, hiç sönmeden yanacak,
Ümmetin, Seni her an, mahşere dek anacak,
Gönül tortularımız, nûr'unla paklanacak,
Andımıza şâhid ol, Yâ Hazreti Muhammed.

Biliriz ki; hükmü yok, bu dünya nîmetinin,
Gönüldür sermayesi, âhiret servetinin,
Sana, Salât ve Selâm, gönderen ümmetinin,
Cennetler şâhidi ol, Yâ Hazreti Muhammed.
                                                                     Cengiz NUMANOĞLU
 
Kemalettin AKSOY
Bayburt İl Müftüsü
 
Share in FacebookTweet it!

Bayburt İl Müftümüz

Bir Ayet-Bir Hadis

İl Müftülüğü İletişim

Tel :0 458 211 70 64

Fax:0 458 211 26 64

@:bayburtmuf@diyanet.gov.tr

 

Ziyaretçi Sayısı

Bugün65
Dün249
Buhafta314
Buay5272
Toplam237923

Site İçi Arama